BİLİM VE YARATILIŞÇILIK

A.B.D. Ulusal Bilimler Akademisi - Bilim ve Yaratılışçılık


Türlerin Yayılışı

Biyocoğrafya da ortak atadan türeyişin kanıtlarına katkıda bulunmuştur. Yaşamın çeşitliliği akıllara durgunluk vericidir. Her biri kendine özgü bir ekolojik ortamda, yaklaşık 250,000 bitki, 100,000 mantar ve bir milyon hayvan türü tanımlanıp adlandırılmıştır ve liste tamamlanmaktan henüz çok uzaktır. İnsanlar ve yoldaşımız köpek gibi kimi türler çok farklı çevrelerde yaşayabilirler. Diğerleri şaşılacak denli özelleşmişlerdir. Bir mantar türü (Laboulbenia) sadece güney Fransadaki bazı mağaralarda bulunan bir kınkanatlı türünün (Aphaenops cronei) kanat kınlarının arka kısmında yaşar. Drosophila carcinophila türü sirke sineği sadece bazı Karayib adalarında yaşayan bir kara yengecinin ağız parçalarının üçüncü çiftinin arkasındaki özel girintilerde bulunur.

Canlıların inanılmaz çeşitliliğini ve sözü edilen mantar, kınkanatlı ve sirke sineği gibi böylesine olağandışı, görünüşte tuhaf yaratıkların varlığını nasıl anlaşılır kılarız? Ve neden Galapagos gibi takım adalarda en yakın anakaradaki yaşam biçimlerine benzeyen ama yine de farklı türler yaşarlar? Evrim kuramı, biyolojik çeşitliliğin yerel ya da göçmen ataların soyundan gelenlerin farklı çevrelerine uyum sağlamaları sonucunda oluştuğunu açıklar. Bu açıklama, canlı ve fosil türlerinin benzer yapılara sahip olup olmadıkları incelenip, birinin diğerinden nasıl türediği ortaya konarak sınanabilir. Ayrıca, yerel atası olduğu saptanamayan türlerin dışarıdan geldiğini gösteren kanıtlar da olmalıdır.

Nerede bu tür bir sınama yapıldıysa bu koşulların varlığı doğrulanmıştır. Bu konuda iyi bir örnek, 3 milyon yıl önce Panama kıstağı oluşana kadar yalıtım altında birbirinden çok farklı yerli türlerin evrimleştiği Kuzey ve Güney Amerikanın memeli topluluklarıdır. Sonrasında, armadillo, oklukirpi ve opossum gibi Güney Amerika kökenli memeliler başka birçok bitki ve hayvan gibi kuzeye göç ederken, puma ve diğer Kuzey Amerika türleri de kıstak boyunca güneye göç etmişlerdir.

Artan bilgimizle birlikte, coğrafi yayılışın canlıların evrimine etkileri üzerine Darwin’in bulduğu kanıt daha da güçlenmiştir. Örneğin, bugün dünyada Drosophila cinsinden yaklaşık 2000 tür sinek bulunur. Bunların dörtte biri sadece Hawaii adalarında yaşar. Bini aşkın salyangoz ve diğer kara yumuşakçası çeşidi yine Hawaii’den başka bir yerde bulunmaz. Dünyanın bu ücra köşelerinde benzer türlerin bolluğunun biyolojik açıklaması, böylesi büyük çeşitliliğin o yalıtılmış ortamı geçmişte kolonize eden birkaç ortak atadan evrimleşmeleri sonucu olduğudur. Hawaii Adaları anakaradan ve diğer adalardan çok uzaktadırlar ve jeolojik açıdan geçmişte karayla bağlantılı olduklarını gösteren bir kanıt yoktur. Dolayısıyla, Hawaii Adaları’na ulaşabilen birkaç canlı türü birçok elverişli ekolojik ortam bulmuş ve pek çok kuşaklar boyunca evrimsel değişim ve çeşitlenme göstermişlerdir. İnsanlar adalara yerleşmek üzere ilk geldiklerinde, adalarda bir yarasa türü dışında hiç bir memeli türü yaşamıyordu; benzer biçimde birçok diğer bitki ve hayvan türü de yoktu.

Hawaii Adaları, orada bulunmayan türler açısından dünyanın başka yörelerinden daha elverişsiz değildi. Örneğin, domuzlar ve keçiler Hawaii’de yabanileşip çoğaldılar; günümüzde burada diğer evcil hayvanlar da yetiştirilmektedir. Birçok canlı çeşidinin yokluğunun ve sadece bir kaç türün olağandışı çoğalmasının bilimsel açıklaması, adaların coğrafi yalıtılmışlıkları nedeniyle birçok canlı çeşidinin oraya ulaşamamasıdır. Adaya bir şekilde ulaşabilenler, kaynaklara ortak olacak benzerlerinin yokluğunda zamanla çeşitlendiler.

A.B.D. Ulusal Bilimler Akademisi - Bilim ve Yaratılışçılık





Share this article :

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLASİZM